Ayça Oğuş

Hamilelik Enerjisi Kitabı Zişan Durma

Bu sene Mart ayında tam da hamile yogası hocalık eğitimini bitirdiğimde telefonum çaldı . Zişan yeni bebeği ile beni tanıştırmak istediğini söyledi. Böyle güzel kadınların bebekleriyle tanışmak senelerdir sonsuz bir haz veriyor. Bu bebekler bazen candan kandan bazen kağıttan oluyor. İşte bu bebek kağıttan kalemden kelimelerden oluşmuş bir bebekti. Hamilelik Enerjisi kitabın adı. Zişan’la uzun senelerdir çalışıyoruz ve inanılmaz bir enerjisi var bu enerjiyle Işık Sarsın Sizi oluşumu doğmuştu zaten ve her çalışmada beni şaşırtan anlar eksik olmaz bunu eklemem lazım. Gözlerinin içi gülen bu kadının kaleminden hamilelik enerjisini okumak ister misin ?

Ve bu yazıya yorum bırakırsan ve dilersen de paylaşırsan 5 tane kitabı hediye edeğiz.

Hamilelik süresini hem sizin hem de bebeğinizin en yüksek enerjiyle; keyifle, mutluluk ve sağlıkla geçirmeniz için bu kitapta size birçok enerji yöntemi hatırlatılmaktadır.

Sizin enerjinizi destekleyerek bebeğinize temiz bir karma bırakmanıza vesile olan bu eşsiz kitapla; yapacağınız her çalışma sizin ve hayatınızın enerjisini bebeğiniz için hazırlamaktadır.

Hamilelik Enerjisi kitabının tüm geliri, KORUNCUK VAKFI ‘ na bağışlanmaktadır.

 

 

 

Ayrıca telefonlarınıza uygulama olarak da indirebilirsiniz –> http://www.zisandurma.com/uygulamalar.html

Instagramda takip etmek isterseniz –> @enerjikanneler

Yeni Doğan Fotoğrafı ve Hamile yogası

İkisi bir arada değişik duruyor biliyorum. Ne zamandır elim gidip de bir yazı yazamamıştım lakin bu hafta sonu daha önce fotoğraf çekimi için bir araya geldiğimiz güzel aile Evren , Jasmina ve Sümeyye Meryem ile 2 sene sonra başka bir şekilde tekrar bir araya geldik. Konu koonuyu açınca “ne de güzel fotoğraflarınız vardı izniniz olsaydı keşke” diye hayıflanırken, ” yoo bizim iznimiz vardı sadece bizim kızmız yeni doğan çekimi için biraz büyüktü 25 günlüktü belki sen uygun görmedin diye düşündük hiç paylaşmadığın için” diye bir cevap aldım!

O zaman arşive gidip güzel ailenin güzel fotoğraflarını buldum ve hayat ne enteresan 2 ,5 sene önce yenidoğan fotoğrafı için buluştuğumuz Evren’le yeni doğan fotoğrafçılığı atölyesi Jasmina’la da aynı gün hamile yogası dersi yaptık :=) ( evet bir süredir hamile yogası dersleri veriyorum ve çok seviyorum ! 🙂 ) Sümeyye Meryem’e kardeş geliyor:=) Türkiye’de yaşamadıkları için bu sefer birlikte olamayacağız ama Evren harika fotoğraflar çekiyor biraz da yeni doğan fotoğrafçılığı üzerine konuşunca bence şiir kareler gelecek Almanya’dan.

Bu vesile ile çok sevdiğim Ordu ailesine fotoğrafa, fotoğrafçıya, emeğe verdikleri değer için kocaman bir teşekkür etmek istiyorum. Her zaman keyifle sohbet ettiğim güzel insanlar çıkartıyor işim karşıma.

İşte 2.5 sene önceki pembe Sümeyye Meryem. Gerçekten 25 günlük olduğunu söylediklerinde ” gelirim denerim ama söz veremem” demiştim ama beni utandırdı küçük kız! 7 günlük olsa bu kadar rahat çalışır mıydık ya da 7 günlük yeni doğan fotoğraflarını çekseydik kimbilir neler çıkardı :=)

Teşekkürler Ordu ailesi. Güzel ve özel anlarınızı paylaşabildiğimiz için..

Gitme, Gül Yanakların Solar

2013 yılının Ağustos ayında kuzusunu karşılarken doğum fotoğraflarını bana emanet etti İrem ve sonra bir gün bir doğum günü çekiminde rastladık birbirimize ” beni hatırladın mı” diye sordu ?Hatırlanmaması mümkün olmayan gözleri vardı nasıl hatırlamazdım, güler yüzü yumuşacık sesi. Her biri biribirinden özel doğumlardan biriydi ve elbette hatırlıyordum. Aradan 2 yıl geçtikten sonra bu sefer başka bir doğum için bana seslendi. Telefonumda adını görünce
dedim “kardeş mi geliyor”
dedi “kitap geliyor”
dedim “nasıl?”
dedi ” hayallerimi takip ettim, kalbimi dinledim”
dedim ” e hadi o zaman”

12188182_10153440871172758_2347275127743534412_oAttık kendimizi biraz serin bir İstanbul sabahında Beyoğlun’dan Karaköye. Güzel bir kahvaltı ettik uzun uzun dinledik , anlattık daha da güzeli çok duyduk o sabah birbirimizi. Kız kardeşlik gibi: her şeyden konuştuk ve sonrasında deklanşöre basmak o kadar keyifli oldu ki ve bence benim aldığım keyif yetmedi İrem de aldı eline makineyi O da benim fotoğraflarımı çekti. Karaköy’ün graffiti dolu duvarları önünde birbirimize poz verdik ben kendi alanımda her birini kullandım İrem ise yeni bebeğinin arkada kapağında, tanıtımlarında ve web sayfasında kullandı bende onur duydum.
İrem özel bir kolejde çalışırken kalbinin sesini dinleyip işi bırakıp ilk romanını yazdı ve bu ay kitapçılarda yerini aldı. Kitabın adı çok güzel “gitme, gül yanakların solar” ben ise şöyle okuyorum bunu “Gitme gül, yanakların solar”
kendimi başkasına ikna edemedim bir türlü.

İrem beni kırmadı ve kitaptan 3 kişiye imzalı hediye etme talebimi geri çevirmedi. Kitap hakında bilgi aşağıda ve birbirinden keyifle çektiğim fotoğraflar da .

Bu yazının altına sadece “kitap” bile yazsan olur 20 Ocak 2016 Çarşamba akşamı bir çekiliş yaparak talihlileri açıklayacağım. Çekiliş için yazının altına yorum bırakman gerekli yoksa çekilişe dahil edemiyorum.
Yorum yazman yeterli ama belki takip etmek istersen de
Insatgram

Facebook

Hayallerinin peşinden gidenlerin yolu açık olsun .. senin de güzel kadın…

 

İrem Uzunhasanoğlu ilk romanı ‘Gitme, Gül Yanakların Solar’ da mübadele döneminde yaşanan göç hikâyelerini okuyucusuna anlatmaktadır. Yazar 1983 İstanbul doğumludur. İlk, orta ve lise eğitimini Ayazağa Işık Lisesi’nde tamamlamıştır. İstanbul Üniversitesi’nde Filoloji okuduktan sonra New York Üniversitesi’nde Yüksek lisans’ını tamamlamıştır. Işık okulları ve Robert Kolej’de İngilizce ve İngiliz Edebiyatı dersleri vermiştir. İlk öyküsü Varlık Dergisi’nde yayımlanmıştır. Romanı 2016 Ocak ayında Epsilon Yayınevi tarafından basılmıştır.

”Çünkü ağlamazdı Rumeli insanı. Ağıt yakmazdı. Tefekkür ve tevekkül ederdi. Onlar milyonlarca hikâye içerisinde birer küçük damlaydı. Onlar Ege’nin sularında kutsanmış ve denize vuran yakamozun pırıltılarında parlamışlardı. Hikâyeleri burada bitmemiş, torunları tarafından ağızdan ağıza anlatılmıştı. Onlar gitmeyi de, gitmemeyi de en iyi bilenlerdi. Onlar bizim atamız, soyumuz, ceddimiz… Onlar bizim hikâyemizdi. Onlar bizdi. Biz onlardık.

Geçmişten şimdiye uzanan hikâyelerin rüzgârına kapılmış bir yazar… Ailesindeki kadınların izini süren bir kâşif… Dört kadının da müşterek kaderi olan yolculuklar, bavullar, mektuplar ve acılar her şeye rağmen umutla birbirine bağlanıyor. Nafia Hanım’la başlayan hikâye, Mediha ve Leman ile devam ediyor ve yazar kadının ellerinde can buluyor.

İrem Uzunhasanoğlu, Mubadillerin 1910’larda Yunanistan’da başlayan zorunlu göç hikâyesini, oradan oraya sürüklenen annelerin gözünden anlatarak tarihle aramızdaki mesafenin o kadar uzak olmadığını, elimizi uzatsak hissedebileceğimiz ama niyeyse görmeyi tercih etmediğimiz kaderleri dinlemenin ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor. Ve bir selam yolluyor Ege Denizi’nin her iki yakasına ve zeytin ağaçlarına ve sakız kokusuna ve derin maviye…”

irem-uzunhasanoglu_002

irem-uzunhasanoglu_003

irem-uzunhasanoglu_004

irem-uzunhasanoglu_005

irem-uzunhasanoglu_006

irem-uzunhasanoglu_008

irem-uzunhasanoglu_009

irem-uzunhasanoglu_010

irem-uzunhasanoglu_011

irem-uzunhasanoglu_014

 

 

Doğum Fotoğrafı Rüzgar & Ege

Doğum Fotoğrafçısı Ayça Oğuş

Doğum Fotoğrafçısı Ayça Oğuş

Doğum Fotoğrafçısı Ayça Oğuş

Doğum Fotoğrafçısı Ayça Oğuş

Doğum Fotoğrafçısı Ayça Oğuş

Yeni Doğan Fotoğrafı Kaya Bebek

Doğum Fotoğrafçısı Ayça Oğuş

Google Circle
Join my Circle on Google+

Plugin by Social Author Bio

WordPress Loves AJAX