Ayşe Bebek

Ayşe Bebek bugün artık 4 ayını geride bıraktı. Ben o zaman sitemde hikayeler yazmıyordum o yüzden aslında benim için ilginç tesadüflerin olduğu bu doğumu yazmak 4. ayında fotoğraflarını çektikten sonraya kısmet oldu.

4 ay geçmesine rağmen unutabileceğim bir doğum değildi Ayşe’ninki. En baş tesadüf annesi benim adaşım yani Sevgili Ayça. Doğum haftalarımız ve doğumun ilerlemesi aynı. İkimiz de normal yollarla bebeğimizi dünyaya getirmek için ısrarla bekleyen annelerdeniz. Ayça suni sancı aldı ve doğum süreci başladı. Ben de epiduralin takılacağı vakit hastanede yanı başında yerimi aldım. Gittiğimde sonradan hayatımda yer alacak keyifli ailesinin tamamı oradaydı. Herkes heyacanlı, endişeli neler olacak diye bekliyordu; ben de.
Saatler ilerledi, doğum ilerlemedi. Uzun bir bekleyişten sonra akşam 21:00 civarı doktoru Tayfun Osmanağaoğlu kararını verdi. Ayşe bebek biraz yardımla dünyaya gelecekti.

Süreç uzun olduğunda bebeğin sesi duyulur duyulmaz benim kalbim bir başka atıyor. Yine öyle oldu. Ayşe bebek çıkar çıkmaz çığlığı bastı. Belli ki O da yorulmuştu.

Gerisi mutluluk,yeni umutlar, şaşkınlık….

Doğduğu gün, kilosu, boyu annesinin adı gibi oğlumla aynıydı doğum kartında. Daha da ilginci doğumdaki çocuk doktorunun da adı Canan Okuyucu yazıyordu. Nasıl olduğunu o gün çözemedik: ayrı hastanelerde doğum yapmıştık ama doktorumuzun adı bile aynıydı. Sonraları gide gele Canan Hanım’ın hastane değiştirdiği anladım. O gün ilginç bir tasadüftü benim için.

Aradan 4 ay geçti. Bu hafta sonu Ayşe bebekle adaşım ve şimdi arkadaşım Ayça’yı ziyarete gittim. Doyamadım fotoğraflarını çekmeye. Pembe pembe doğmuştu, hala pembe pembe, mutlu bir bebek olarak bana gülümsedi hatta kahkalar attı. Aylar sonra doğumuna şahit olduğum bebekleri görmek çok daha farklı bir mutlulukmuş; anladım. Bir nevi teyzeleri mi oluyorum ? :=)

Bu şans karem:

Bu da 4 ay sonra Ayşe’m. Binlerce kere maaşallah, güler yüzüne,ışıldayan gözlerine..

Ömrün boyu pembe rengin hiç solmasın dilerim.