Doğum Hikayesi | Emir Bebek

Nihal’in hikayesini siz okumadan bir iki kelime de ben paylaşayım diyorum.
Nihal ‘in doğum yapacağı hastane İstanbul’da olsa da bana oldukça uzaktı ama tüm engellere rağmen o kadar uğraşı vermişti ki “uzak gelemem” demek olmazdı. Ben de o gün onları yalnız bırakmadım: iyi ki de bırakmadım. Tanıdığım en süslü annelerden biri, renk renk, çeşit çeşit taçlar, odanın içi masmavi süsler, keyifli ama endişeli ve heyecanlı gözler..

Güneşin tüm ışığıyla aydınlattığı odayı o gözler daha da ışıltılı hale getirmişti o sabah.. Birlikte indik ameliyathaneye. O uzun yolu hatırlıyorum kendi oğluma kavuşacağım günden. Uzun gibi geliyor yol, dakikalar da saat gibi. Annelere olduğu kadar bana da uzun geliyor, kalp çarpıntısı ve heyecanla iniyorum asansörde her seferinde; değişmez bir heyecan.. Bundan sonrasını Nihalden dinleyelim.

Keyifli okumalar ..

Ayça Oğuş

 

 

Nereden başlasam,nasıl anlatsam…

Harika bir hamilelik dönemiydi benimkisi.Sorunsuz,stressiz,olabildiğince doğal.Doktorum dedi ki bana “Sen hasta değilsin,hamilesin,hayatına aynen devam etmeni istiyorum”.

Günlerim ailemle,arkadaşlarımla,bebeğimin hazırlıklarıyla ve çoğu zamanda kocaman karnımla havuzda geçerken bir baktım ki Emir’imin gelme tarihi yaklaşmış.Önceleri normal doğum istediğimi düşünürken zaman yaklaştıkça korku sardı beni nedense..Doktorumuz Selman Laçin de normal doğumun bizim için zor olabileceğini bildirince 22.07.2011 için sezeryan randevumuz alındı,odamız seçildi.
Ve doğum fotoğrafçısı mevzusu düştü aklıma.Kim olmalıydı kim kim kim??? Bir fotoğrafını gördüm Ayça’nın:  bir gülümseme yüzünde, sıcacık belli..O olmalı dedim. Görüştük,söz verdi bana, “hasta olmadığım sürece kendim geleceğim doğuma” dedi.İçim rahatladı..

Sonra bir e-mail gördüm posta kutumda.Doğum yapacağım hastanenin anlaşmalı bir fotoğrafçısı olduğunu ve başkasıyla çalışılmasına izin verilmediğini öğrenmiş,hatta bir anne adayının çekimi iptal olmuş bu nedenle.Şokkkk!!!Nasıl olur dedim,asla kabul edemezdim ve hastaneyle  savaşımız başladı,halka ilişkilerden başlayıp doktorumuza kadar ilettik konuyu. Sonra bir baktık ki başhekimliğin önündeyiz eşimle; kazandık. Ayça’yı aradım ve “ok dedim,22 temmuz sabahı seni bekliyoruz”.

Tekirdağ’da yaşadığımız için bir gün önceden İstanbul’a geldik.Tabii gündüz havuzdaydım ben (havuzda doğurmamdan endişelenmeye başlamıştı herkes 🙂 ),sonra da kuaförde.Öyle hevesle hazırlandım ki oğlumu karşılamak için.

Gece kısa kısa uykulardan sonra baktım ki güneş doğmuş, girmiş odamızdan içeri.

Zıpladım yataktan,”hadi” dedim eşime,”Emir’i almaya gidiyoruz”.

Hastane kapısından girdiğimizde öyle mutluydum ki. Odamıza yerleştik ve fotoğrafçımız da sıcak bir gülümseme ile  “Günaydın” dedi. İçimden dedim ki “Allah’ım nasıl rahatlatıcı bir ses”sanki “seni çok iyi anlıyorum,her şey çok güzel olacak, rahat ol” der gibiydi.Sonrasında doğuma gidene kadar sadece kahkaha yükseldi bizim odamızdan.”Senin kadar rahat ve kokoş bir anne adayı görmedim” dedi Ayça çeşit çeşit taçlarımı görünce 🙂

Sonra doktorumuz geldi,son kontrolleri yaptı ve  ”birazdan aşağıda görüşürüz” dedi.O anki heyecanımı anlatamam. İnanamıyorum ki o anın geldiğine. Bana hep hamile kalacakmışım, o gün hiç gelmeyecek gibi geliyordu nedense..

Ameliyathaneye giderken gözüm hep Ayça ve eşimdeydi.Epidural sırasında sürekli sordum: “ne zaman gelecekler?” diye. Selman Bey maskesinin ardından gülümsüyordu bana, “rahat ol,anestezi tamamlansın,gelecekler” dedi. Sonunda ameliyat başladı ve yattığım yerden gülen bir çift göz gördüm,yeşiller çok yakışmıştı Ayça’ya J “Korkma” der gibiydi.Elimi tuttu biri,baktım,eşim,canım yanımdaydı. Bir şeyler oluyordu örtünün arkasında. Doktorum sürekli gülümsüyordu bana…

“Seni sallayacağız şimdi,korkma” dediler.

Heyecanla beklerken aniden Emir’in sesini duydum,delirebilirdim..Nasıl anlatılır ki,yeniden doğmak gibi,bayram gibi,düğün gibi  bir an..Minicik eller,oya gibi bir surat,tıpkı babası gibi bir küçük adam..

Odama geldiğimde herkes beni bekliyordu..Müthiş bir rahatlama ,arkasından sevinç gözyaşları süzüldü gözlerimden.”Emir nerede dedim,Emir’i getirsinler.”

Ve geldi…

Pamuk adam,aydede gibi bir yüz. Allah’ım dedim,benim mi bu minik melek?

Fotoğraflarımıza her baktığımda o günü tekrar yaşıyorum ve iyi ki diyorum…

Şimdi Emir 6 aylık ve bugün ilk dişi çıktı…
Nihal Aydoğan