Photoline dergisi

photoline-roportaj

doğum fotoğrafçısı ayça oğuş
Photoline dergisinin bu haftaki röportaj konuğu Ayça Oğuş. Son yıllarda adını doğum fotoğrafçılığı konusunda sıkça duyduğumuz Ayça Oğuş, sorularımızı yanıtladı.
 Ayça OĞUŞ kimdir? bize kısaca kendinizi anlatır mısınız?
Hep en zor soru olarak bunu görüyorum. Ekonomi okumuş ama fotoğrafa gönül vermiş bir fotoğrafçı diye kısaca kendimi tanımlayabilirim. 1 erkek çocuk annesiyim ve bu benim en önemli kariyerim J
Fotoğraf nasıl hayatınızın bir parçası oldu?
Fotoğraf ile üniversite bittikten sonra başladığım doğa sporları sayesinde tanıştım Çocukluğumdan beri sıkı bir fotoğraf arşivcisi olmama rağmen teknik olarak ilgilenmem üniversitenin bitiş yıllarına denk geldi. Doğaya, dağlara, köylere gittikçe fotoğraf da hayatımın büyük bir parçası oldu, fotoğraf makinem yanımda olmadan sokağa çıkamaz durumdayım şimdi.
Hem normal hem de sezaryen doğumlarda fotoğraf çekilebilir mi? 
Her doğum şeklinde fotoğraf çekilebilir. Doğum anı ise o anın şartlarına bağlı olarak değişmektedir. Sağlık personelinin uyarıları dikkate alınarak ve onlara müdahale etmeden her an bazı kurallar çerçevesinde fotoğraflanabilir.
Çekim sırasında sizi dinlemeyen poz vermek istemeyen bebişleriniz de oluyordur mutlaka o sırada ne yapıyorsunuz onlarla nasıl başa çıkıyorsunuz..?
Bebekler poz vermek ile ilgili bir bilgiye elbette sahip değiller. Çok küçük bebeklerde, yeni doğanlarda bence sessiz bir anlaşmamız var. Ben sakinsem aile sakinse bebek de sakin oluyor, en ufak bir endişe hali onları etkiliyor. Yeni doğanlarda bazı tekniklerim var tabii sakinleştirmek ve uyutmak için, biraz da bebek büyütmüş olmanın tecrübesinden faydalanıyorum J Anne – Bebek yogası eğitmen eğitimi almıştım orada aldığım bilgiler de işimi kolaylaştırıyor, bebek masajı, rahatlatma hareketleri gibi. Masajın ve dokunmanın büyüsünü reddedemeyiz :=)
Bebekler büyüdükçe biraz daha kelimeler ile iletişim kurmak kolaylaşıyor ama her durumda onların isteği önemli eğer fotoğraf çekiminden hiç bir şekilde hoşlanmadıklarını hissediyorsam bunu aileye anlatıp kimseyi zorlamadan çekime ara veriyor ya da sonlandırıyorum. Patron bebekler :=)
ayça oğus 4 ayça oğus 3
Anne ve Baba adayı sizinle  çekim için nasıl iletişime  geçmeli..çekim öncesi nasıl bir süreç izleniyor..
Benimle e-posta adresim aracılığı ile iletişime geçiyorlar ( info@aycaogus.com) Öncelikle hizmetlerimi sunuyorum, uygun olan hizmeti seçtikten sonra randevulaşıyoruz.
Elbette ön görüşmeler önemli ama iş yoğunluğu sebebiyle her aile ile önceden görüşemiyorum. Bir de benim çalıştığım kişiler çoğunlukla hamileler,  her zaman rahat bir şekilde ofisime gelemeyebiliyorlar ama o zaman telefon görüşmeleri uzun uzun oluyor J Ailelerin mahremiyeti, istekleri benim için çok önemli ayrıca doğum bir süreç bu sebeple beni ne zaman aramaları gerektiğini ve sonrasında nasıl bir yol izleyeceğimizi uzun uzun anlatmam gerekli. Bebek fotoğraflarında ise genelde stüdyo yerine bebeğin doğal ortamlarını tercih ediyorum böylece genelde evlerine gidiyorum. Hazırlık sürecinde bol bol sohbet etme fırsatımız oluyor. Anları, duyguları yakalayabilmek için benim karşımdaki kişiyi tanımam şart o yüzden uzun sohbetler çok faydalı.
Doğum anları duygusal ve heyecanlı anlardır sizi en çok etkileyen bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?
Benim bir tane oğlum var ve bir bebeğim daha olursa diye hayal ettiğimde ( şu anda sadece hayal ürünü durum 🙂 ) ikinci bebeğimden çok büyük bebeğimle karşılaşacağım anı düşünüyorum, ne kadar heyecanlanacağım geliyor aklıma. Bugüne kadar bir tek o vardı, düşünsenize! O yüzden beni ilk çektiğim “ikinci bebek” fotoğrafı çok etkilemişti. Annenin büyük bebeği ile buluşması ve hala aynı şekilde etkiliyor. İlk girdiğim doğumlarda anne – bebek buluşmalarında gözlerim doluyordu ama buna alıştım J İkinci bebek çekimlerinde ise hala alışamadım, illa ki biraz buğulanıyor gözlerim. Bir anıdan çok bu an beni etkiliyor.
 Bu mesleği yapan birçok doğum fotoğrafçı arkadaşımız var ama herkesin farklı bir bakış açısı vardır.. sizin bakış açınız nedir bu meslekte
Ben an fotoğrafçısıyım. K daha çok, köşede kenarda kalıp, ailelerin 3. gözü gibi davranmayı seviyorum. Onların belki de hiç farkında olmadıkları daha sonra fotoğraflara bakarken gördükleri o gizli anlar var ya; işte onları yakalamayı seviyorum. Sadece doğumda değil tüm fotoğraf çekimlerimde, projelerde ben gizli anları yakalamayı seviyorum. Bu anlardan da bir hikaye yazmayı sonuncunda. Serbest kalmayı tercih ediyorum yönlendirmek ve yönlendirilmekten ziyade, böylece kalbim ve parmağım birlikte çalışabiliyor. Belki de kendimi en iyi bu cümle ile tanımlayabilirim : kalbimin ve parmağımın engramı sonucunda çıkan kareler..
 ayça oğus  ayça oğus 2
 Çocukları çok seviyorsunuz.. elmalarınızı onlar ile paylaşıyorsunuz:))).. erin arada kıskançlık yapmıyor mu?:))
Elmalar ile armutları karıştırmayalım :=) Elmalarımı paylaşıyorum, hepsini çok seviyorum, her bir bebeğin hayatımda ayrı bir yeri var: abartmıyorum! Oğlum tabii ki bambaşka bir yere sahip. Küçük yaşlarda doğum fotoğraflarına bakıp “ neden bozulmuş bebek?” diye soruyordu. Şimdi alıştı, işimin bebek ve çocuk çekmek olduğunu biliyor, hiç bir zaman bebekleri kıskanmadı ama küçükken işe gittiğim için biraz içerlediğini söyleyebilirim. Benim işimin günü, saat, süresi çoğunlukla yok dolayısıyla bazen 2- 3 gün birbirimizi görmeden geçiyor ama telafi etmeyi öğrendik birlikte.
ayça oğus 5Son olarak doğum fotoğrafçılığına yeni başlayacaklara kısaca nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini söyleyebilir misiniz
 
Doğum fotoğrafçılığı dışarıdan keyifli ve rahat yapılabileceği düşünülen  popüler mesleklerden biri haline geldi günümüzde. Neredeyse her ailede bir doğum fotoğrafçısı var. Ama elinize makineyi alıp ben doğum fotoğrafçısıyım diye çıkmadan önce temel fotoğraf çekimleri ile ilgili bilginiz olması şart. Üniversitelerin fotoğraf bölümleri ya da iyi fotoğraf kursları ile kendini desteklemiş olmalı kişi ayrıca sadece kurslar da yeterli değil. Fotoğrafın bir çok dalında çekim deneyimi olması, ışığa ve makinesine hakim olması lazım. Bir de uykusuz kalabilmeyi göze alması :=) Doğumun başlayacağı saat, süresi hiç bir zaman belli değildir, cep telefonuyla 7/24 birlikte yaşayabilmeyi göze almak gerekir.
 Photoline Dergisi olarak ve kendi adıma çok çok teşekkür ediyorum.. bize son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mıdır..?
Ben teşekkür ederim :=)