Taraf Gazetesi 16 Ağustos 2010

Doğuma vizörden bakıyor – AYŞE TATLICI – Istanbul – 16.08.2010

Doğuma vizörden bakıyor Ayça Oğuş, bebekleri, dünyaya geldikleri andan itibaren izliyor ve fotoğraflarını çekiyor. Fotoğrafçı, girdiği ilk doğumda kendini şelaleden atlamış gibi hissetmiş

Bebeklerin doğum anlarını fotoğraflayan Ayça Oğuş, “Mutlu bir çocukluğum oldu, hâlâ anılarım aklıma geldikçe gülümserim” diyor. Doğum fotoğrafçısı Ayça Oğuş, ileride anılarına gülümseyebilmeleri için bebeklerin dünyadaki ilk anlarını fotoğraflıyor. Biz de Ayça Oğuş’la doğum fotoğrafçılığına nasıl başladığı ve mesleğinin incelikleri hakkında konuştuk.

1977 yılında İstanbul Kalamış’ta doğan Ayça Oğuş, üniversitede ekonomi eğitimi almış. Okul bitince ise bir doğa derneğinde almış soluğu. O gün bugündür dağ, tepe demeden dolaşan Ayça Oğuş, eşiyle de bir yayla yürüyüşünde tanışmış. Evlendikten sonra da minik oğulları dünyaya gelmiş. Akabinde iş hayatına ara verse de doğa yürüyüşlerini hiç bırakmamış Ayça Oğuş. “Doğumdan sonra da oğlumuzla kamp yapmaya devam ettik. Şartları tabii ki oğlumuza göre belirledik. Burada uyum molaları vermek ve doğru gözlemlemek çok önemli. Oğlum, ilk kampını, 5.5 aylıkken Bozcaada’da yaptı. Daha sonra ilk ciddi kampını ise Uludağ’da yaptı. 16 aylıktı. Sırt çantası ile zirvenin altındaki kamp alanına kadar yürüdük. Geceyi orada geçirip ertesi sabah zirveye çıktık ve dönüşe geçtik. Çok eğlendi.”

Bebeklerin ilk bakışı

Fotoğraf tutkusundan hiç vazgeçmeyen, hamilelik döneminde de doğa fotoğrafları çeken Ayça Oğuş daha sonra doğum fotoğrafçılığına merak sarmış. Oğlunun doğumundan sonra ise onun fotoğraflarını çekerek fotoğrafçılık hevesini tatmin etmeye çalışmış. Bir süre sonra bebek fotoğrafları çekmekten çok hoşlandığını ve dünyaya kısa süre önce “merhaba” diyen bir bebeğin fotoğraflarını çekmenin çok güzel bir iş olduğunu fark etmiş. İlk çekimini arkadaşının doğumunda yapan Ayça Oğuş, “İlk başta bunu bir iş olarak düşünemedim. Aklımda, ‘doğuma girer çekerim canım ne olacak’ düşüncesi vardı” diyor.

Ancak ilk deneyiminde bu işin düşündüğü kadar kolay olmadığını görmüş. “Doğumdan 60 metrelik bir şelaleden atlamışım gibi zangır zangır titreyerek çıktım. Nerdeyse ben doğurdum.”

Hamilelik döneminden, bebeğin büyüme evresine kadar ailelere eşlik eden Ayça Oğuş, ailelerin doğum anındaki heyecanlarını anlatırken, “Büyük bir duygu seli, heyecan, korku, endişe, sevgi, aşk, ilk nefes” gibi kelimeleri kullanıyor.

Doğum anlarını ölümsüzleştirmeye devam eden Ayça Oğuş, ailelerin heyecanına da ortak oluyor. Bunun yanında kurduğu siteler ve blog yazılarıyla da çocukların gelişimine destek oluyor.